come with me
into the trees
we'll lay on the grass
and let the hours pass
take my hand
come back to the land
let's get away
just for one day
let me see you
stripped down to the bone
let me see you
stripped down to the bone
metropolis
has nothing on this
you're breathing in fumes
i taste when we kiss
take my hand
come back to the land
where everything's ours
for a few hours
let me see you
stripped down to the bone
let me see you
stripped down to the bone
let me hear you
make decisions
without your television
let me hear you speaking
just for me
let me hear you crying
just for me
22 Ocak 2010 Cuma
21 Ocak 2010 Perşembe
K fobisi
Bugün hayatımın en çılgın günlerinden biri olabilir-idi.
2 ay önce 2 şarkısını dinleyip hayranı olduğum kemal yeşil bugün okulumuzu ziyaret edip hayranlarına imza dağıttı. Tahmin edin ilk sırada kim vardı ? Posterimi imzalattıktan sonra kendisini ufak bir söyleşiyle tutacaktım ki... Masaya birden 'O' geldi... Ben onunla aynı masada oturamam dedim kalktım gittim, yolda da oldukça midem bulandı. Ah be kumpir neden yaptın bana bunu ?
2 ay önce 2 şarkısını dinleyip hayranı olduğum kemal yeşil bugün okulumuzu ziyaret edip hayranlarına imza dağıttı. Tahmin edin ilk sırada kim vardı ? Posterimi imzalattıktan sonra kendisini ufak bir söyleşiyle tutacaktım ki... Masaya birden 'O' geldi... Ben onunla aynı masada oturamam dedim kalktım gittim, yolda da oldukça midem bulandı. Ah be kumpir neden yaptın bana bunu ?
20 Ocak 2010 Çarşamba
S3 can-dı.
Merhaba SS; (ss'in anlamını hala tam olarak bilmiyorum)
Bir dönemi daha geride bıraktık. Halbuki sene başında ''of bu hazırlık bitmezzz'', ''ay abi yarın gitmicem'', ''bugün bi' uyumusum, bi uyumusum'' diyorduk. Bi süre sonra herkesin en az bir dönem attendance ı 1 gelince '' 2 elim kanda da olsa yarın dersteyim'' tarzı konuşmalar başladı, büyük bir kısmı yalan oldu. Ama bugün gördük ki zaman çok çabuk geçiyor, bir bakmışız section 3 dağılıyor. Şu an kimimiz odasında, kimimiz çoktan evine döndü, kimimizse spor salonunda terlerini atıyor. Bu geçirdiğimiz süre içerisinde zaman zaman tartıştık, zaman zaman çok güldük çok eğlendik, gözümüzden yaş gelene kadar güldük, zaman zaman birbirimize anlam veremedik ama ne olursa olsun hep s3 olduk. Bence gerçekten diğer sınıflara bakıldığında hem kişilikler bakımından hem de arkadaşlıklar bakımından farklı bir sınıftık. Umarım ikinci dönemde de beni satmazsınız ve yine beraber gülüp eğlenebiliriz. Yani ikinci dönemde hep beraber göbeklerinizi tutarak gülerken, yanınızda olmak istiyorum. Ya da siz SPS sınavından önce gerilirken ben yine göbeğimi tutarak gülmek istiyorum size. Her neyse ya işte böyle bi mail atmak geldi içimden, hatta bu gazla gidip güzel bi blog yaziyim ben, ya da bu maili blog yapiyim.
Alparı inanılmaz komikliğiyle hatırliycam, bu okulda en çok güldüğüm insan olabilir kendisi, bi de attendance kralı seçebilirim, ayrıca bütün apaçi şarkıları bilip bütün history, denying history hakkındaki derslerimizde her SOCIETY lafı geçtiğinde societyyyyyy her break time dendiginde BREAK 4 LOVE demesiyle hem müzik zevkini, hem de bilgisini konuşturdu.
Gülçini her gece azimle yarın derse gidicem şeklinde uyuyup bir sonraki gün aynı azimle uyuması, ve Richardla olan o inanılmaz bağı gerçekten hepimizi etkiledi. ITS NOT COMING RICHARD. Ha bi de kendi odamdan çok onunkinde vakit geçirmiş olabilirim, üzgünsem üzülür, mutluysam sevinir cnmS bnmS.
Ozcanın pesimist tavırları ve hayatta görüp geçirmiş olup farklı bakış açılarıyla olaylara yaklaşması da bence bu dönemin bombalarındandı. Ha bi de bi akşam tabuya çağırmıştım saat 21 gibi uykum var dedi, ayrıca her sabah spor falan yapması da onun zeki cevik ve ahlaklı olduğunu gösteriyor.
Meltemin gülüşü ve tabiikide espri anlayışı, bülent ersoyu sevmesi, desti izdivac setinde fotosu olması, ayrıca beraber takıldığımız her anın eğlenceli geçebilmesi inanılmazdı.
Burakla ilgili çok şey var yazıcak, en -basit-e indirmek gerekirse, uzamayan sacları,ama BAYA inanıyo uzadıgına, özellikle de ''BURAK SENİN SACININ ÖNÜ NOLCAK'' ,bi de repliğimiz ve midterm sonucumda tuzlu gözyaşlarımı omzuna hiç çekinmeden alabilmesi onu gerçekten ''list'' imden çıkarmamaya yeter :D. Bi de parmaklarını çok yorma cicim, sonra şişiyo, su topluyo, üzülüyorum.
Onurla ders çalışıcaz diye çok istekli başlayıp işin sonunun hep videolarla bitmesi, tabiikide ders çalışamamız, ve muhteşem şarkı alışverişlerimiz :P, ikinci dönem daha iyi müzik zevkli birini bulursa beni satmaz umarım !
Eylulun Haticeye inanılmaz bakışları ve tabiikide attendanceın dibine vurduktan sonra geldiği derste BENİM ADIM NASIL YAZILIYODU?! demesi, yemekhanede sürekli karşılaşırız bence daha, çok komik anılarla geliceginden eminim :D.
Çağılın ikinci dönem de amfide hocalarla göz teması kurarak mezun olacagından eminim, gerçekten başarılı metodlar bulmuş eğitim ve öğretim hayatında, umarım msn muhabbetlerimiz asla ve asla kesilmez !
Ecenin inanılmaz şirinliği ve almanca bilgisiyle bi' kaç şey kapabildim galiba ondan, umarım yine yanımda tatlı tatlı gülümsemeye devam eder, uyumaz dışarı çıktığımızda da, bi de ns'den de 100 ü çaktı mı okul tarihine yazılacagı inancındayım cicimin. Bi de inş okulumuz taksime taşınır, onun mutlu olması için bunu isterim !
Yasin de umarım asla calısmalarına ara vermez, tam gaz böyle devam eder. Bi de çok sevgili arkadaşım Yasin ELİNE KOLUNA MUKAYET OL ! :D , öyle herkes benim gibi değil :p, ha bi de sorunum olursa direkt görüntülü arama başlatıp o anda 'live' soru sorabilecegim tek kişi kendisi bu okulda :D.
Serkanın radyo yayınını dinleyin, onunla oturun müzik muhabbeti yapın, taksime gidin hatta. Her konuda oturup muhabbet edilebilecek ender insanlardan, ayrıca akçaya gidip ekstra bir tatil yapması da, takdir edilecek cinsten.
Hasanın 'ben bu hafta geldim mi?' leri ve 4. derse gelip gitmesi, ems i ucundan kaçırması gerçekten unutulmayacak cinsten, sınıfımızın inanılmaz karakterlerinden biriydi bana göre, ayrıca inanılmaz ölçüde komik ve esprileriyle sınıfımıza neşe katabiliyoridi. Hasan ikinci dönem artık gereksiz sorular sormicam, hep akıllı uslu olucam.
Barışın Richardla arasındaki muhtesem ilişki de bu döneme damgasını vuran olaylardan biriydi, umarım bundan sonra hep BFF olursunuz, ve tabiikide barışın minigolf tutkusu unutulmazlara girenlerde yerini üst sıralara koyuyor.
Buse, ay Buse ya herkesi sevebilitesi ve herkese sevgi verebilitesi olan ender, nadir çok az rastlanır biri, o yüzü hep gülsün, bi de benim çok gülmeme takmasın hiç, benim kadar gülsün bebeto, kendisinin son 2 hafta gaza gelip oral prac. costurması da gözümüzden kaçmadı, HIRS ONUN GÖBEK ADI. Shake Shake shake senoraaa :)))!
Emrenin gözü kapalı bir şekilde sınıfa girip good morning demesi, kahvaltıyı sınıfta browni ve icetea ile yapması, kısa filmleri izlerken btbokuyorum ayağına uyuması (!), bunların hazırlık 101 dersi olarak verilmesi lazım, geleceğe örnek olması lazım Emre'nin kitlelere seslenmesi lazım... Bi de Emreyleyken cok gülüyorum söylemeden edemiciiim.
Sanırım bu kadar, neyse hepinizi çok seviyorum.
Cheers
Selin.
ya da .
S.
you know you love me.
xoxo.
Bir dönemi daha geride bıraktık. Halbuki sene başında ''of bu hazırlık bitmezzz'', ''ay abi yarın gitmicem'', ''bugün bi' uyumusum, bi uyumusum'' diyorduk. Bi süre sonra herkesin en az bir dönem attendance ı 1 gelince '' 2 elim kanda da olsa yarın dersteyim'' tarzı konuşmalar başladı, büyük bir kısmı yalan oldu. Ama bugün gördük ki zaman çok çabuk geçiyor, bir bakmışız section 3 dağılıyor. Şu an kimimiz odasında, kimimiz çoktan evine döndü, kimimizse spor salonunda terlerini atıyor. Bu geçirdiğimiz süre içerisinde zaman zaman tartıştık, zaman zaman çok güldük çok eğlendik, gözümüzden yaş gelene kadar güldük, zaman zaman birbirimize anlam veremedik ama ne olursa olsun hep s3 olduk. Bence gerçekten diğer sınıflara bakıldığında hem kişilikler bakımından hem de arkadaşlıklar bakımından farklı bir sınıftık. Umarım ikinci dönemde de beni satmazsınız ve yine beraber gülüp eğlenebiliriz. Yani ikinci dönemde hep beraber göbeklerinizi tutarak gülerken, yanınızda olmak istiyorum. Ya da siz SPS sınavından önce gerilirken ben yine göbeğimi tutarak gülmek istiyorum size. Her neyse ya işte böyle bi mail atmak geldi içimden, hatta bu gazla gidip güzel bi blog yaziyim ben, ya da bu maili blog yapiyim.
Alparı inanılmaz komikliğiyle hatırliycam, bu okulda en çok güldüğüm insan olabilir kendisi, bi de attendance kralı seçebilirim, ayrıca bütün apaçi şarkıları bilip bütün history, denying history hakkındaki derslerimizde her SOCIETY lafı geçtiğinde societyyyyyy her break time dendiginde BREAK 4 LOVE demesiyle hem müzik zevkini, hem de bilgisini konuşturdu.
Gülçini her gece azimle yarın derse gidicem şeklinde uyuyup bir sonraki gün aynı azimle uyuması, ve Richardla olan o inanılmaz bağı gerçekten hepimizi etkiledi. ITS NOT COMING RICHARD. Ha bi de kendi odamdan çok onunkinde vakit geçirmiş olabilirim, üzgünsem üzülür, mutluysam sevinir cnmS bnmS.
Ozcanın pesimist tavırları ve hayatta görüp geçirmiş olup farklı bakış açılarıyla olaylara yaklaşması da bence bu dönemin bombalarındandı. Ha bi de bi akşam tabuya çağırmıştım saat 21 gibi uykum var dedi, ayrıca her sabah spor falan yapması da onun zeki cevik ve ahlaklı olduğunu gösteriyor.
Meltemin gülüşü ve tabiikide espri anlayışı, bülent ersoyu sevmesi, desti izdivac setinde fotosu olması, ayrıca beraber takıldığımız her anın eğlenceli geçebilmesi inanılmazdı.
Burakla ilgili çok şey var yazıcak, en -basit-e indirmek gerekirse, uzamayan sacları,ama BAYA inanıyo uzadıgına, özellikle de ''BURAK SENİN SACININ ÖNÜ NOLCAK'' ,bi de repliğimiz ve midterm sonucumda tuzlu gözyaşlarımı omzuna hiç çekinmeden alabilmesi onu gerçekten ''list'' imden çıkarmamaya yeter :D. Bi de parmaklarını çok yorma cicim, sonra şişiyo, su topluyo, üzülüyorum.
Onurla ders çalışıcaz diye çok istekli başlayıp işin sonunun hep videolarla bitmesi, tabiikide ders çalışamamız, ve muhteşem şarkı alışverişlerimiz :P, ikinci dönem daha iyi müzik zevkli birini bulursa beni satmaz umarım !
Eylulun Haticeye inanılmaz bakışları ve tabiikide attendanceın dibine vurduktan sonra geldiği derste BENİM ADIM NASIL YAZILIYODU?! demesi, yemekhanede sürekli karşılaşırız bence daha, çok komik anılarla geliceginden eminim :D.
Çağılın ikinci dönem de amfide hocalarla göz teması kurarak mezun olacagından eminim, gerçekten başarılı metodlar bulmuş eğitim ve öğretim hayatında, umarım msn muhabbetlerimiz asla ve asla kesilmez !
Ecenin inanılmaz şirinliği ve almanca bilgisiyle bi' kaç şey kapabildim galiba ondan, umarım yine yanımda tatlı tatlı gülümsemeye devam eder, uyumaz dışarı çıktığımızda da, bi de ns'den de 100 ü çaktı mı okul tarihine yazılacagı inancındayım cicimin. Bi de inş okulumuz taksime taşınır, onun mutlu olması için bunu isterim !
Yasin de umarım asla calısmalarına ara vermez, tam gaz böyle devam eder. Bi de çok sevgili arkadaşım Yasin ELİNE KOLUNA MUKAYET OL ! :D , öyle herkes benim gibi değil :p, ha bi de sorunum olursa direkt görüntülü arama başlatıp o anda 'live' soru sorabilecegim tek kişi kendisi bu okulda :D.
Serkanın radyo yayınını dinleyin, onunla oturun müzik muhabbeti yapın, taksime gidin hatta. Her konuda oturup muhabbet edilebilecek ender insanlardan, ayrıca akçaya gidip ekstra bir tatil yapması da, takdir edilecek cinsten.
Hasanın 'ben bu hafta geldim mi?' leri ve 4. derse gelip gitmesi, ems i ucundan kaçırması gerçekten unutulmayacak cinsten, sınıfımızın inanılmaz karakterlerinden biriydi bana göre, ayrıca inanılmaz ölçüde komik ve esprileriyle sınıfımıza neşe katabiliyoridi. Hasan ikinci dönem artık gereksiz sorular sormicam, hep akıllı uslu olucam.
Barışın Richardla arasındaki muhtesem ilişki de bu döneme damgasını vuran olaylardan biriydi, umarım bundan sonra hep BFF olursunuz, ve tabiikide barışın minigolf tutkusu unutulmazlara girenlerde yerini üst sıralara koyuyor.
Buse, ay Buse ya herkesi sevebilitesi ve herkese sevgi verebilitesi olan ender, nadir çok az rastlanır biri, o yüzü hep gülsün, bi de benim çok gülmeme takmasın hiç, benim kadar gülsün bebeto, kendisinin son 2 hafta gaza gelip oral prac. costurması da gözümüzden kaçmadı, HIRS ONUN GÖBEK ADI. Shake Shake shake senoraaa :)))!
Emrenin gözü kapalı bir şekilde sınıfa girip good morning demesi, kahvaltıyı sınıfta browni ve icetea ile yapması, kısa filmleri izlerken btbokuyorum ayağına uyuması (!), bunların hazırlık 101 dersi olarak verilmesi lazım, geleceğe örnek olması lazım Emre'nin kitlelere seslenmesi lazım... Bi de Emreyleyken cok gülüyorum söylemeden edemiciiim.
Sanırım bu kadar, neyse hepinizi çok seviyorum.
Cheers
Selin.
ya da .
S.
you know you love me.
xoxo.
17 Ocak 2010 Pazar
eski bir dost
şarkılarla insanları özleştirmek çok kötüdür hep.
benim bi' arkadaşım vardı.
aramız çok açılmıştı, görüşmemiştik çok uzun zaman.
renklerin içinde'yi dinleyince seni hatırlıyorum, aklıma geliyosun dedim.
''peki'' dedi. o, zaten o şarkıyı hiç sevmezdi. kargo da sevmezdi galiba.
arada görüyorum onu, ama onu görünce aklıma o şarkı gelmiyo artık.
keşke o şarkıyı dinlediğimde de aklıma o gelmese.
keşke bu kadar net karar vermese her şeye, kimini hayatının merkezi yaparken, kimini bu kadar kolay silmese.ama yine de umarım hayatta onun için her şey yoluna girer. huyumdur ne kadar kinci bi insan olsam da küs kalamam ben kimseye. görsem yarın yine gider öperim o tatlı yanaklarından. anlaşılmaz yanların var, öldürmeye hevesli çoğu zaman. çabuk sinirlenir çabuk durulur bi arkadaşsın çoğu zaman, belki de budur yoran bizim arkadaşlığımızı. ben de çok çabuk sinirlenirim ama ne biliyim, içime atmayı hep tercih etmişimdir. belki şu an içinde bulunduğum ikilemlerin ana noktası hep içime atmak oldu. çıkıp sinirden ağzımdan bişiler çıkaramadım ben, hep alttan aldım herkesi. ayrıca biliyorum biraz suyla senin o kupkuru çiçek gibi olan tatlı kalbinin çok güzel yeşilleneceğini, düzeleceğini. galiba benim de biraz suya ihtiyacım var hayatımın bu kupkuru noktasında. biliyorum ifadende kararsızsın, korkuların var, seni tutan şeylerin ne olduğu ise çok derin. ama biliyorum biz hep bi şekilde bi yerde ''aa naber '' muhabbetine giren iki arkadaş olacagız. hayatım boyunca hep 'aa naber'' olan bi insan olman çok da iyi olur bence, yüzümü dönüp gitmektense :) .
renklerin içinde
cennetin içinde
ölmek sessizce...
benim bi' arkadaşım vardı.
aramız çok açılmıştı, görüşmemiştik çok uzun zaman.
renklerin içinde'yi dinleyince seni hatırlıyorum, aklıma geliyosun dedim.
''peki'' dedi. o, zaten o şarkıyı hiç sevmezdi. kargo da sevmezdi galiba.
arada görüyorum onu, ama onu görünce aklıma o şarkı gelmiyo artık.
keşke o şarkıyı dinlediğimde de aklıma o gelmese.
keşke bu kadar net karar vermese her şeye, kimini hayatının merkezi yaparken, kimini bu kadar kolay silmese.ama yine de umarım hayatta onun için her şey yoluna girer. huyumdur ne kadar kinci bi insan olsam da küs kalamam ben kimseye. görsem yarın yine gider öperim o tatlı yanaklarından. anlaşılmaz yanların var, öldürmeye hevesli çoğu zaman. çabuk sinirlenir çabuk durulur bi arkadaşsın çoğu zaman, belki de budur yoran bizim arkadaşlığımızı. ben de çok çabuk sinirlenirim ama ne biliyim, içime atmayı hep tercih etmişimdir. belki şu an içinde bulunduğum ikilemlerin ana noktası hep içime atmak oldu. çıkıp sinirden ağzımdan bişiler çıkaramadım ben, hep alttan aldım herkesi. ayrıca biliyorum biraz suyla senin o kupkuru çiçek gibi olan tatlı kalbinin çok güzel yeşilleneceğini, düzeleceğini. galiba benim de biraz suya ihtiyacım var hayatımın bu kupkuru noktasında. biliyorum ifadende kararsızsın, korkuların var, seni tutan şeylerin ne olduğu ise çok derin. ama biliyorum biz hep bi şekilde bi yerde ''aa naber '' muhabbetine giren iki arkadaş olacagız. hayatım boyunca hep 'aa naber'' olan bi insan olman çok da iyi olur bence, yüzümü dönüp gitmektense :) .
renklerin içinde
cennetin içinde
ölmek sessizce...
15 Ocak 2010 Cuma
ben
ya ben çok utangacım aslında. bu yönümü de çoğu insan bilmez. hadi yaziyim dedim.
saat 4 olmuş bi de .
pek iyi geceler o zaman.
saat 4 olmuş bi de .
pek iyi geceler o zaman.
6 Ocak 2010 Çarşamba
Tears Dry On Their Own
kalktıktan yarım saat sonra
odaya geldikten bi-iki saat sonra
internete ne zaman girsem
akşamları uykum gelmezse
canım ne zaman sıkılsa
hep 'bi ayak' yakınımda
çok sıkıcı bi durum çok...
odaya geldikten bi-iki saat sonra
internete ne zaman girsem
akşamları uykum gelmezse
canım ne zaman sıkılsa
hep 'bi ayak' yakınımda
çok sıkıcı bi durum çok...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)